Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
EmreCan231

Kadına Şiddet Nedir

Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Türkiye’de yaşanan en vahim ve olmaması gereken durumlardan biri de kadına uygulanan şiddettir. Kadına şiddet, geçmişte her ne kadar yansıtılmayan ya da basın tarafından duyurulmayan, açığa çıkarılmayan bir durum olsa da; günümüzde gündemden düşmeyen ve gün geçtikçe artan bir durum haline gelmiştir. Genelde bu, fiziksel şiddet olarak uygulanır. Fakat duygusal, cinsel ve psikolojik şiddet de uygulanabilen diğer şiddet türleridir. Şiddete maruz kalan kadınların genelde ekonomik düzeyi düşük, sosyal ve benlik algıları zayıf kişiler olduğu görülmektedir. Buna rağmen üniversite mezunu olan ve eğitim seviyesi yüksek kadınlara da şiddet uygulandığı bilinen bir gerçektir.

Gerek Dünyada gerekse Türkiye de kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetin ortadan kaldırılmasına yönelik çabalar her geçen gün artmakta dır. Şiddet Toplumsal bir sorundur. Bu sorun kadının ve toplumun gelişmesinin önünde ciddi bir engeldir. Her gelir ve eğitim düzeyinden, her yaşta, bekar, evli, boşanmış kadınlar şiddet görmektedir. Şiddet zamana ve sosyal yapıya göre değişen bir kavram olmasına rağmen, son yıllarda en fazla dikkat çeken konulardan birisidir (Kocacık, 2000:1).

Kadına yönelik şiddet nedir? Türleri ve özellikleri?
Aile içi şiddet temelde toplumun problemidir. Şiddet dendiğinde akla ilk gelen fiziksel ve cinsel şiddettir. Kadına yönelik şiddette genellikle amaç kadın üzerinde bir hakimiyet kurmaktır. Kadına yönelik uygulanan fiziksel ve cinsel şiddetin yanı sıra başka şiddet türleri de uygulanmaktadır. Diğer şiddet türleri ev içinde saklanabilse de fiziksel şiddet dışarıya yansımaktadır. Ülkemizde şiddetin başlıca göstergeleri; dayak, aşağılama, küfür ve tecavüzdür. Kadına yönelik şiddetin en ağır biçimlerinden biri namus bahanesiyle kadının yaşama hakkına yönelik uygulanan şiddettir. Şiddet güç ve baskı uygulayarak insanların bedensel veya ruhsal açıdan zarar görmesine neden olur.


Kadına Şiddet Resimleri

Kadına Şiddet Sunumları

Kadına Şiddet Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Kadına Şiddet Ek Bilgileri

  • 1
    9 ay önce

    Uluslararası Af Örgütü, Türkiye'de aile mensuplarının kadınlara uyguladığı şiddetin, kadınları ekonomik ihtiyaçlarından yoksun bırakmaktan dayağa, cinsel şiddete ve cinayetlere kadar geniş bir yelpazede yer aldığına dikkat çekti.
    Birçok şiddet eyleminin namus cinayetleri, küçük yaşta evlilik, berdel ve beşik kertmesi, zorla evlendirme gibi geleneksel uygulamalardan kaynaklandığını belirten UAÖ raporunda, aile mensuplarının öldürdüğü ya da intihara zorladığı kadınların varlığına dikkat çekildi.
    "Fiziksel tacize odaklanmak kadınlara karşı kullanılan diğer şiddet biçimlerinin gizli kalmasına yol açabilir" denilen raporda, Türkiye'de pek çok kadının dışlanma, dövülme ya da öldürülme korkusuyla davranışlarını kısıtlamak ve yaşam tercihlerini sınırlamak zorunda kaldığı da vurgulandı.
    Kadınlara yönelik şiddetin tanımı:
    Birleşmiş Milletler Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi'nin birinci maddesinde, kadınlara yönelik şiddet, "ister kamusal isterse özel yaşamda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik acı veya ıstırap veren veya verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem veya bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlamaya veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma" şeklinde tanımlanıyor.
    Bu tanımın son yorumlarına, "kurbanı ekonomik ihtiyaçlardan yoksun bırakmak" da dahil ediliyor.
    Kadınlara Yönelik Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi'ne göre, kadınlara yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, "bir kadına sırf kadın olduğu için yöneltilen ya da oransız bir şekilde kadınları etkileyen" şiddettir.
    Bildirge önsözünde, kadınlara yönelik şiddeti, "erkekler ve kadınlar arasındaki eşitlikçi olmayan güç ilişkilerinin tarihsel bir göstergesi" ve "erkeklerle karşılaştırıldığında kadınları zorla bağımlı bir konuma sokmanın çok önemli toplumsal mekanizmalarından biri" olarak tanımlıyor.
    Dünya Sağlık Örgütü, eşlerin uyguladığı şiddeti, yakın bir ilişkide fiziksel, psikolojik ya da cinsel hasara yol açan her tür davranış olarak tanımlıyor. Bunların içinde, aşağıdakiler de yer alıyor:
    Tokat atma, vurma, tekmeleme ve dövme gibi fiziksel saldırı fiilleri
    Sindirme, sürekli küçük düşürme ve aşağılama gibi psikolojik taciz
    * Cinsel ilişkiye zorlama ve öteki cinsel zor kullanma biçimleri
    Bir kimseyi ailesinden ve arkadaşlarından uzaklaştırma, hareketlerini gözleme ve bilgi ya da yardıma ulaşmasını kısıtlama gibi çeşitli kontrol edici davranışlar. 
    Kadına yönelik şiddet dendiğinde ilk akla gelen fiziksel şiddet yani dayak, yaralama ve cinayet olsa da şiddetin başka türleri de var. Örneğin kadının ev dışında çalışmasına izin vermemek, gelirine el koymak, ailesi ya da arkadaşlarıyla görüşmesine izin vermemek, hakaret etmek veya istemediği halde cinsel ilişkiye zorlamak da şiddettir. Bugün, fiziksel, duygusal/psikolojik, ekonomik, cinsel şiddet veya şiddet tehdidi yüzünden her kesimden milyonlarca kadın baskı altında yaşıyor, toplumsal hayata daha az katılıyor, zorla evlendiriliyor, sakat kalıyor veya öldürülüyor. Üstelik şiddet aile içinde gerçekleştiğinde etkisi de daha yıkıcı oluyor.
    Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün 2009 yılında gerçekleştirdiği Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması’nda; Türkiye’de 100 kadından 42’si eşinden veya birlikte olduğu kişiden fiziksel veya cinsel şiddet görüyor. Bu çok yüksek bir oran ve şiddete karşı yasal haklarımızı bilmenin önemini de ortaya koyuyor.

    Şiddet Türleri


    Şiddet dendiğinde, ilk akla gelen fiziksel şiddet olur. Oysa fiziksel olmayan şiddet biçimleri de son derece yaygındır ve kadın ve kızlara çok zararlı etkileri vardır; örneğin hakaret, aşağılama, küçümseme, eve kapama, zorla cinsel ilişki kurma, ölümle tehdit etme, gibi. Bunlar genelde ülkemizde şiddet yaşayan ve uygulayan pek çok kişi tarafından şiddet olarak tanımlanmaz ve daha az önemsenir. Ama fiziksel şiddet dışında kalan şiddet ve baskı yöntemleri en az fiziksel şiddet kadar kısa ve uzun vadeli çok olumsuz izler bırakır.
    Aşağıdaki davranışlardan bir veya birden fazlasına maruz kalıyorsanız ya da bunlarla tehdit ediliyorsanız, şiddet görüyorsunuz demektir. Vakit kaybetmeden yasanın güvence altına aldığı haklarınızdan faydalanmaya başlayabilirsiniz.
     

    Fiziksel şiddet:


    Bedeninize yönelik her türlü saldırı, fiziksel şiddettir. Tokat, tekme ve yumruk atmak, sarsmak, hırpalamak, boğaz sıkmak, bağlamak, saç çekmek, herhangi bir cisim atmak, kesici ve delici aletler ya da ateşli silahlarla yaralamak, işkence yapmak, sağlıksız koşullarda yaşamaya zorlamak, sağlık hizmetlerinden yararlanmayı engellemek ve öldürmek gibi eylemler fiziksel şiddet tanımına dahildir.
    Diğer şiddet türlerinde olduğu gibi, töre, namus, gelenek, görenek gibi kavramlar fiziksel şiddete bahane edilemez. Kadının giydiği kıyafet, gittiği yer, konuştuğu insan, evlilik dışı ilişkisi olması, evlilik dışı hamile kalması, bâkire olmaması, ailesinin istediği kişiyle evlenmek istememesi, boşanmak/ ayrılmak istemesi, çalışmak istemesi gibi nedenlerle şiddet uygulayan kişilerin alacağı cezalar hafifletilmez.
     

    Psikolojik (duygusal) şiddet:


    Kişinin bedeninden çok ruh sağlığını hedef alan şiddet türü psikolojik şiddettir. Genellikle bir defaya mahsus eylemlerden çok sürekliliği olan eylemler psikolojik şiddet olarak tanımlanır. Sürekli olarak bağırmak, korkutmak, küfür veya hakaret etmek, aileyle, arkadaşlarla, komşularla görüştürmemek, giyim tarzıyla ilgili baskı yapmak, eve hapsetmek, çocuklardan uzaklaştırmak, kıskançlık bahanesiyle sürekli kontrol altında tutmak, başkalarıyla kıyaslamak, sevdiği eşya ve hayvanlara zarar vermek, tehdit etmek, şantaj yapmak, aynı şekilde düşünmeye zorlamak gibi eylemlerle karşı karşıyaysanız psikolojik şiddet görüyorsunuz demektir.
    Psikolojik şiddetin etkileri çoğunlukla gözle görülür olmadığı için hafife alınır, ama bu tür şiddet kişide ağır yaralar açabilir. Psikolojik şiddet görenlerde sürekli korku içinde yaşamak, kendini değersiz hissetmek, depresyon, intihar eğilimi, bağımlılık, utanç ve suçluluk duygusu, uyku ve beslenme bozuklukları, sosyal ilişkilerin bozulması gibi duygusal/psikolojik rahatsızlıklar görülebilir.
     

    Ekonomik şiddet:


    Ekonomik kaynakların ve paranın düzenli bir şekilde kadın üzerinde bir yaptırım, tehdit ve kontrol aracı olarak kullanılmasıdır. Koşullar elverdiği halde evin masraflarını karşılamamak,para vermemek, kısıtlı para vermek, ailenin gelir ve giderleri konusunda bilgi vermemek, aileyi ilgilendiren maddi konularda fikir almadan tek başına karar vermek, kişinin mallarına ve gelirine el koymak, çalışmasına engel olmak, istemediği işte zorla çalıştırmak gibi davranışlar ekonomik şiddettir. Ekonomik şiddet de genellikle duygusal/psikolojik şiddet gibi tek seferlik eylemlerden çok sürekli bir durumu tarif eder.
     

    Cinsel şiddet:


    Kadını rıza göstermediği herhangi bir cinsel davranışa zorlamak cinsel şiddettir. Cinsel şiddet, cinselliğin bir tehdit, sindirme ve kontrol etme aracı olarak kullanılmasını da içerir. Çocukların cinsel istismarı, evlilik içi ya da evlilik dışı tecavüz (kişinin istemediği zamanda, istemediği şekilde, istemediği biriyle cinsel ilişkiye zorlanması ya da yabancı cisimlerle cinsel organa saldırı), cinsel saldırı (tecavüze varmayan her türlü istenmeyen cinsel temas; elle sarkıntılık gibi), cinsel taciz (sözlü ya da yazılı cinsel içerikli rahatsızlık verici davranışlar; örneğin rahatsızlık verici cinsel imalar içeren telefon mesajları, mektuplar), cinsel organlara zarar vermek, zorla cinsel içerikli yayın izletmek, cinsel organları rahatsızlık verici şekilde teşhir etmek, çocuk doğurmaya veya doğurmamaya zorlamak, zorla kürtaj yaptırtmak, fuhşa zorlamak, zorla evlendirmek, bekâret kontrolü ve benzeri eylemler, cinsel şiddet olarak tanımlanır.

    Şiddet nedir?




    Her 3 kadından 1’i evde kocasının ya da sevgilisinin fiziksel şiddetine maruz kalıyor. Kadına yönelik şiddet bütün dünyada en yaygın insan hakkı ihlalleri arasında. 1960’lı yıllardan beri kadın hareketleri buna karşı mücadele veriyorlar. Şiddetin kaynağında toplumun her yanında izlerini görebileceğimiz erkek egemenliğinin yattığı düşünülüyor.
    Erkeklerin egemenliklerini tehdit altında görmeleri, ya da bu egemenliği güçlendirmek istemeleri şiddet davranışına yol açıyor. Türkiye’de resmi rakamlara göre 2006 yılında 72 bin 643 kadın şiddete uğradı, bunların 842’si saldırılar sonucu yaşamını kaybetti. Erkekler tarafından evde uygulanan şiddetin çocuklara da zarar verdiği biliniyor. Fiziksel yaralanmaların yanı sıra aşırı korku, yetersizlik duygusu, özgüven eksikliği bu zararlar arasında.
    Şiddet biçimleri
    Fiziksel şiddet: Yumruklama, tokat atma, vurma, ısırma, çimdikleme, tekmeleme, saç çekme, itip kakma, yakma, boğazını sıkma, bir aletle vurma.
    Ekonomik şiddet: Ekonomik özgürlüğü kısıtlama, eve para bırakmama veya çok az bırakma, sürekli hesap sorma, parayı kullanarak aşağılamaya çalışma.
    Psikolojik şiddet: Küsmek, baskı uygulamak, intihar etmekle tehdit, çocukları uzaklaştırma, arkadaşlarınıza, ailenize sizinle ilgili yalanlar söyleme, onları görmenizi engelleme, güveninizi kırma, bilgi saklama, kıskançlık, gözdağı verme.
    Cinsel şiddet: İstenmeyen cinsel davranışları yapmaya zorlama, istemediğiniz halde cinsel ilişkiye zorlama, cinsel yöneliminize bağlı davranışlarınızı değersizleştirme, taciz etme, cinsel ilişki sırasında güç kullanma.
    ‘Kadına yönelik şiddet nedir’ diye sorulsa birçok tanım sayabiliriz. Peki ya şiddetin, kaynağı nedeni nedir? Şiddeti besleyen unsurlar nelerdir? Birlikte yanıt arayalım…
     

    Kadına yönelik şiddet Birleşmiş Milletler tarafından kısaca “Bir kişinin toplumsal cinsiyetine ya da cinsiyetine dayalı olarak, o kişiye yönlendirilmiş şiddet” olarak tanımlanıyor. Bu tür eylemler ister kamusal alanda ister özel yaşamda meydana gelsin; fiziksel, zihinsel ya da cinsel zarar veren; tehdit etme, zorlama veya farklı şekillerde özgürlükten mahrum bırakma gibi davranışları kapsar. Kadına yönelik şiddet temel olarak; psikolojik, fiziksel, cinsel, ekonomik, manevi (psikolojik) şiddet olarak kategorilendirilebilir. Bu kategorilere son yıllarda bir de dijital şiddeti eklemek mümkün.
    Peki ya kadına yönelik şiddetin kaynağı nerede, nedeni nedir?

    Pek çok neden sayılabilir. Ama en temel neden eşitsizlik, ayrımcılık denebilir. Kadınların hayatın her alanında erkek karşısında ikincil konumda görülmesi ayrımcılık, eşitsizliktir ve hem ayrımcılıktan kaynaklanırken hem de ayrımcılığı güçlendirir.
    Birleşmiş Milletler şiddetin nedenleri şu başlıklar altında değerlendiriyor:
    - Tarihsel olarak eşitsiz güç ilişkileri: Yüzyıllardır süre gelen ve erkekleri kadınlardan üstün konumda tutan politik, ekonomik ve sosyal süreçler.
    - Kadın cinselliğinin kontrolü: Birçok toplum şiddeti, kadın cinselliğini kontrol etmek için kullanır ve birçok toplumda, şiddet, kültürel normları çiğneyecek bir şekilde cinsel davranışlarını, tutumlarını ve tercihlerini açıkça yaşayan kadınları cezalandırmak için kullanır.
    - Kültürel ideoloji: Kültür, toplumsal cinsiyet rollerini ve gelenekleri tanımlar, kadınları kültürel olarak kendilerine atfedilen rolleri reddettiklerinde gelenek ve din, kadına yönelik şiddeti meşrulaştırmak için kullanılır.
    - Mahremiyet öğretileri: Birçok toplumda yaygın olan kadına yönelik şiddetin özel bir mesele olduğu görüşü kadına yönelik şiddeti engellemede çok önemli bir engel taşır.
    - Uyuşmazlık çözümü modelleri: Savaş halinde olan veya militariize olmuş bölgelerde, aile içinde kadına yönelik şiddet ile yaşanan diğer şiddet türlerinin birbiriyle ilişkili olduğu ortaya çıkmıştır. Güvensizliğin artması genellikle eve yansır ve aile içi şiddeti tetikler. Ayrıca, dikkatler ‘tarafların’ savaşında olduğu için kadınların yaşadığı şiddet görünmez olur ve önemsiz kılınır. Ayrıca, kadına yönelik şiddet resmi bir savaş taktiği olarak sıklıkla kullanılır.
    - Devletin eylemsizliği: Kadına yönelik şiddeti önlemek veya sona erdirmek konusunda devletin ihmalkarlığı toplumda kadına yönelik şiddeti maruz görme, meşrulaştırma, hoş görme ortamını artırır. İnsan ilişkilerindeki sorunlar, stres, depresyon, işsizlik, alkol ve uyuşturucu kullanımı gibi faktörler de kadına yönelik şiddetin artmasına neden olabilir. Ama bunlar şiddetin temel nedenleri değil ve şiddeti gerekçelendiremez, mazur görülmesine neden olamaz.


  • 0
    9 ay önce

    uzananın elleri kırılsın


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)